Mistik ve sofistike atmosferini içine adım attığımız anda soluduğumuz mekânların hissinin çok başka olduğuna hemfikiriz. Şehrin merkezinde, sofistike bir atmosferi ve uzak coğrafyaların lezzetlerini fine dining ustalığıyla birleştiren bir mekân var: Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da yer alan Madhu’s. Punjabi ve Asya dokunuşlarıyla modernize edilmiş Hint mutfağının en özel seçkilerini taşıyan mekân; sofistike detaylar, görkemli dekorasyonu ve eğlenceyle buluşarak keyifli bir deneyimin kapılarını aralıyor!

Fotoğraf: Madhu’s İstanbul

Gastronominin en özgün lezzetlerinin peşinden gitmeyi çok seviyoruz ve farklı coğrafyalardan alınan ilhamların modern dünyaya karıştığı mekânlardan mutlaka bahsetmek istiyoruz. Bunlardan en keyiflisi olan, Londra dışında sadece İstanbul’da yer alan Madhu’s; modernize bir Hint mutfağı olmanın ötesine geçerek tat reseptörlerinizi ve estetik algınızı mutlu etmeye geliyor!

Restoranın girişinde bizi karşılayan Buddha heykelleri, adeta gizemli ve bir o kadar da keyifli bir yolculuğa çıktığımızın habercisi. Sofistike ışıklandırmaları ve görkemli dekorasyonuyla bizi uzak coğrafyalara ışınlayan atmosferi, sadece bir lezzet tadımına değil; aynı zamanda farklı bir evren deneyimlemeye geldiğimizi söylüyor. Ferah olması ise, en önemli detaylarından.

Fotoğraf: Madhu’s İstanbul

Heyecanla açtığımız menünün lezzetlerini ise, Group Executive Chef Praveen Singh ve Swissôtel Executive Şefi Soner Kesgin üstleniyor. Punjabi ve Asya dokunuşlarıyla modernize edilmiş Hint mutfağının en özel imza lezzetlerini sunan Madhu’s’ta özel bir deneyim yaşamanız şüphesiz. O halde, favori lezzetlerimizi keşfetmeye var mısınız?

İlk olarak, Mango, Demirhindi ve Nane Chutney ile başlıyoruz. Mercimekten yapılan çıtır Papadum ekmeğiyle servis edilen, özgün baharatlarıyla mest eden bu dip soslar, menünün ne kadar özenle yaratıldığının bir simgesi olabilir.

Palak Patta Chaat | Fotoğraf: Madhu’s İstanbul

Ardından, zencefil ve sarımsakla marine edilmiş, Hintlilere özgü Paneer peyniri wok’ta sotelenmiş soğan ve biberlerle sunan Chilli Paneer ile devam ediyoruz. Peynir sevmeyenlere bile lezzet patlaması vadeden bu tabakla yemeğimize devam ederken, mekânın favorilerinden birini olduğunu öğrendiğimiz Palak Patta Chaat sahneye giriyor. Bu tabak, panelenmiş bebek ıspanak yaprakları, acı biber, zerdeçal, taze kişniş ve ‘chutney’ sosları buluşturuyor. Hint mutfağında baharat kullanımının yaratıcı bir bakışla şekillendiği lezzetlerinden biri öne çıkıyor.

Royal Thali | Fotoğraf: Madhu’s İstanbul

Madhu’s’un menüsünde vejetaryen lezzetlere de yer verdiğinin altını çizmek isteriz. Örneğin ‘Punjabi’ Hint böreği Samosas’ın ya da Madhu’s tarafından Prens Charles’a ilk Asya yemekli etkinlik için üretilen, Hint mutfağının geleneksel lezzetlerini aynı tabakta birleştiren Royal Thali’nin hem etli hem vejetaryen versiyonlarını görmeniz mümkün.

Ayrıca 300 çeşit şarabı bünyesinde bulunduran zengin bir şarap menüsü de bulunuyor. Kapanışı ise vanilya kreması, mango compot, beyaz çikolata ve fındıklı bisküviyi buluşturan; ekşi ve tatlının birlikteliğini sunan enfes Mango ile yapıyoruz.

Detaylarla zenginleşen restoranda Türkiye’nin en büyük ‘humidor’ dolaplarından birini ve sevdiklerinizle keyifli bir akşam yemeği ya da iş yemekleriniz için ideal olan 14 kişilik özel bir alan da bulacaksınız. Şık tasarımı ve el yapımı mobilyalarıyla dikkat çeken bu ayrıcalıklı alanda, deneyimi kusursuzlaştıran özel servis ekibi eşliğinde misafirlerinizi ağırlamanız mümkün.

Fotoğraf: Madhu’s İstanbul

Eğlence dolu bir gece geçirmek isteyenlere, Madhu’s’ta cuma ya da cumartesi gecesi için rezervasyon yaptırmalarını öneriyoruz. Çünkü burada tempo, hafta sonu yükseliyor ve 20:00-23:00 saatleri arasında tüm misafirleri son derece keyifli bir dans şovu bekliyor!

Şehrin en keyifli Hint mutfağını deneyimlemek, daha fazlasını keşfetmek ve rezervasyon için buraya tıklayabilirsiniz.

Kapak Fotoğrafı: Madhu’s İstanbul